24 Mayıs 2011 Salı

Çok fazla basketbol izledim bu aralar


Chicago Bulls antreman salonunda bençte oturuyorum. "Ne işim var burda?" diye düşünürken, Bulls'un yazın Türkiye'ye geldiğini ve bizim yazlığın basketbol sahasında öylesine bir maç yaptığımızı hatırlıyorum. Attığım her şutu sokmuşum. Bu arada Derrick Rose geliyor sağdan, "hoşgeldin" deyip eliyle dizime vurup sahaya yöneliyor. Ardından bakarken düşünüyorum: Bunlar beni spot up shooter olarak düşünüp getirdiler herhalde. Uzun boylu ve atletik olmayan bir beyazdan ne bekliyor olabilirler? Fakat benim şutum bazen seriye bağlıyor da, her zaman istikrarlı değil ki. İki antreman sonra maç göremeden sepetler bunlar beni. Ayrıca ben 38 yaşındayım, bunların aklı nerde? Ha! Genç gösteriyorum ya, ondan yanılmış olmalılar... Ama lisans çıkartılırken her şey ortaya çıkacak. Tüh.


Ayağa kalkıp Derrick Rose'un yanına doğru gidiyorum. Ben bir 3-4 santim daha uzunum (oysa bi 10 santim daha kısa olmam lazım). "İyi" diyorum. "Durum düşündüğüm kadar vahim değil." Buradayken tadını çıkarmalı...


Hiç yorum yok: